takvim

karakış derler eskiler senenin bu dönemine; havanın neminden, kar ile yağmur arasında bocalayan göğün yere bıraktığı ıslaklıktan nasibini alan toprağın kara renginden dolayı bu adla anılır. yoksa öyle kapıyı bacayı bürüyen kışın şiddetinden değil.

nedendir bilmem ama severim bu halk takvimini. kocakarı soğuğu, kırlangıç fırtınası, koçkatımı, kağnıtekeri,turnageçimi... halkın kendi uydurduğu doğal takvim.

hasat bitiminde, koçkatımında yapılır düğünler toylar. işte bu yüzden olsa gerek, kimi yörelerde yılbaşı sayılır bu mevsim. ardından kar güçük devenin kuyruğuna gelir. sonra  
baharın kokusu çıkar dağların doruklarından aşağı ıpıl ıpıl. erimiş gümüş gibi damla damla. buğdaylar serpilir yarık toprağın bağrına bitgel olsun dualarıyla. harman vaktinde doğar bir bebe. patoz makinesinin sesine karışır siftah ıngası.

bir ihtiyarı buyur eder onca asırlık toprak. gel der, kafi gelir nicedir koştuğun hayat. uyumanın, rüyasız uyumanın sırasıdır gayri.

yani, toprak kimi gün karakış, kimi gün harman, kimi gün pastırma yazı sözleriyle olarak oyalar zamanı. lakin her daim hazırdır, nazırdır.

işte gene karakıştayız. asıl kışa ramak kaldı. bayrama da .

bayramlar bayram ola 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !