Image Hosted by ImageShack.us mutfak solisti - Blogcu



mutfak solisti

27/6/2008 - MUTFAKLARDAN TAŞAN ÖYKÜLER

Mutfaklardan Taşan Öyküler-YENİ KİTAP

Aylardan haziran, günlerden pazartesi; haftabaşının da  öğleden sonrası.  Zil çalıyor, apalak topalak koşturuyorum. "Kim ooo?" Kapıdaki, "kargo" diye cevap yetiştiriyor tez elden.  Eh, o kargo der de sevinilmez mi? Pek severiz bu sesi.  Heyecandır. Kimi zamanlar yayınevlerinden filan red cevabı için gelen zarflardır, geri dönen dosyalardır ama olsun. Sonuçta heyecandır işte. Naylonu yırtma, zarfı açmadır sabırsızca.
Salon kapısının girişindeki kalemlikten acele bir makas çıkarıp itinayla yapıştırılmış büyük zarfı açıyorum. O da ne! sevgili arkadaşım Tijen İnaltong'un yeni kitabı. Hem de alımlı çalımlı bir kapakla. 
Bilen bilir. Yazmak çizmek, hüner ister. Zor zenaattir. Zihin işçiliğidir. Alın teri ister ki o biçim. Sancılardırır adamı. Dokuz doğurtur. Hele de işin içinde derlemeler. araştırmalar varsa.  Tasnifi, acaba'sı, oldu mu'su, editörün makası derken aylardır yıllardır beklenen nur topu gibi kitap dünyaya gözünü açar.
İşte bu adını andığımız çiçeği burnunda kitap da sevgili dostum Tijen'in İletişim Yayınlarından çıkan yeni kitabı: MUTFAKLARDAN TAŞAN ÖYKÜLER
İstanbul'dan, Atina'ya, İtalya'dan Antep'e, Kemah'tan Kars'a, Bilecik'ten Bodrum'a uzanan, ülkenin dört bir yanını, ülke sınırlarının ötesini anlatan, damakta tad bırakan mutfak öykülerinden oluşuyor. Yarıya geldim ve bitmesin diye dua ediyorum. Tijen hanımın diğer kitapları için de aynı şeyi söyleyeceğim. Okurken alıp götüren, bir sürü bilgiyi siz farkına varmadan aktaran bir üsluba sahip kendisi. Belki yazım aşamasında türlü sancılar çekiyor, katlanması gereken türlü sıkıntıyı göğüslüyor ama bunu okura hissettirmiyor ve üstelik de pozitif enerji yayıyor. Kocaman bir maşallah çekiyorum. Mükemmel bir kitap olmuş. Dalında bir ilk bildiğim kadarıyla.
Tuğrul Şavkay'ın, Nedim Atilla'nın, Adnan Şahin'in, Müjgan Üçer'in, Sula Bozis'in, Viktor Ananias'ın, Sevim Gökyıldız'ın, Gökçen Adar'ın... daha pek çok mutfak dostunun, anıları, öyküleri bulunuyor. Yanı sıra birer de tarif eşliğinde. 
Çoğunuz Radikal gazetesindeki yazılarından tanırsınız onu. Şimdilerde gazetede yazmıyorsa da Radikal kitap ekinde, çeşitli dergilerde, (Atlas, Lezzet, Metro-Gastro...) okuyorsunuzdur mutlaka. Yayınlanmış kitapları (Bodrum Pazarından Renkler, Kokular, Tatlar, Mutfakta Zen, Meyve Ağacından Öyküler, Bir Ot Masalı, Her Güne Bir Yemek...)  ve çeviri kitapları mevcut. Mutfağı, araştırmayı, yenilik yapmayı, pazar alışverişi yapmayı  seven birisi. En önemlisi de insanı seven, değer veren birisi. Sağol arkadaşım. Ellerin dert görmesin.   
Kendine iyi bak lütfen. İyi bak ki yeni eserlerinle buluşalım. Pozitif enerjiyle dolalım.

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/6/2008 -

ÖYLE DE OLSA YAŞAYIN, BÖYLE DE OLSA!

AZ EMEK DEĞİLDİ STADDAKİLER.

BİR DAHAKİNE İNŞALLAH!


fazla söze hacet yok! galibiyet rahmetle birlikte geldi. yer gök bayrak renginde. marşlar, havai fişekler, türküler, şarkılar, danslar, halaylar... 7 den 70 e herkes sokaklarda, meydanlarda! darısı başka seferlere...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/6/2008 - kırmızı-beyaz!

 

fazla söze hacet yok! galibiyet rahmetle birlikte geldi. yer gök bayrak renginde. marşlar, havai fişekler, türküler, şarkılar, danslar, halaylar... 7 den 70 e herkes sokaklarda, meydanlarda! darısı başka seferlere...

 

DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY NAZLI HİLAL!

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/6/2008 - siyahlar ve beyazlar

"benim oğlum bina okur, döner döner yine okur", diye bir söz vardır ya, kim demiştir, niye demiştir bilmem... döneriz dolaşırız aynı şeyleri dillendiriririz işte. gelimli gidimli bir yerdeyiz. koca veysel'in dediği gibi iki kapılı bir handa. hanın her ikisi kapısı da alabildiğine açık. handa kalanların kimisi uzun durmakta, kimisi şöyle bir uğrayıp gitmekte.

kervanın başı dibi yok. habire ilerlemekte. habire tozu dumana katmakta. habire yeni yolcular almakta.

"baş koymuşum türkiye'min yoluna, yokuşuna düzlüğüne ölürüm" diyen şair dilaver cebeci de katıldı kervana. nusret çolpan isimli tezhip sanatçımızı dün aldı yanına yoldaş eylemek için. sırada kimler var bilinmez. iki ayrı edip hastanede günlerini saymakta şu günlerde.

tıpkı bizim saydığımız gibi. 

eşimin yeğeni, on gün arayla iki önemli ameliyat geçirdi ve hala yoğun bakımda. risk devam ediyor. altı yaşında küçük bir kızın, dört gözle anne yolunu beklemesini nasıl anlatayım bilmem ki? yüreklerimiz buruk.

*

öte yandan güzellikler de yaşanmakta. istenen ölçüde olmasa da kitaplar yayınlanmakta ardı ardına... yaşayan şairlere, yazarlara vefa günleri düzenlenmekte, sergiler birbiri ardına dizilmekte.

dün yeşil çehreli tokat'ta, yeşilırmak şiir gecesindeydik. cıvıl cıvıl ve samimi bulduğum bir yer tokat. ülkenin dört bir yanından gelen şairlerin yanı sıra, azerbaycan'dan gelenler de güzel mısralarıyla eşlik ettiler. izmir'de, eskişehir'de, bursa'da, maraş'ta dile gelen güzellikler, elazığ'da, kars'ta, tunceli'de, trabzon'da... dört yanda devam eder inşallah. yürekler kutlu, gönüller umutlu. değer memleketimin insanına. içleri öylesine duru ki...

*

eli kalem tutanların kendi yörelerini anlatmalarına bayılıyorum. son olarak okuduğum derindere'nin atları adlı kültür bakanlığı yayınları arasında çıkan bir kitap, apayrı bir ortama götürdü beni. uçtum adeta. ayaklarım yerden kesildi. bilmediğimiz ne kadar çok şey var...

*

çok yazarlı bir mutfak kültürü kitabı çıktı yakında. nimet ve kamil toygar'ların katkılarıyla. ülkenin dört bir yanından güzellikler verilmiş. ne güzel. yılların emeği var.

*  

kafam almıyor kimi şeyleri. veya almak istemiyor. yazacak o kadar çok şey var ki aslında.

tilki bolluğundan mı, tilki uğramamasından mı bilemiyorum. yerine oturmuyor taşlar. etraflıca düşünemiyorum.

ama umudum hep göğeriyor.      

başak tutuyor ekinlerim.

insanları, yaşamayı, cümle canlıyı seviyorum.

sağlıcakla 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/5/2008 - hoşgeldin bahar

sayfayı açar açmaz sevgili blogcu, hemmen tepeme biniyor: yeni fotoğraf ekleme özelliğini denediniz mi?

haydaaaa... yav kardeşim, ben ne anlarım fotoğrafın eskisini yenisini ekleme özelliğinden. namımı düzgünce yazabilmişsem ve dahi onu düzgünce yerleştirebilmişsem, harflerimi fezaya uçurmamışsam madalyayı hak ettim gitti demektir. hani fıstıki yeşilim sonraya kalsın.

şöyle bir burnumu uzatıyorum. alaca malaca ama hava fena değil. accık da serince. evin içinde bile burnum üşüyor.

geçen haftayı grip geçirdim. akabinde de evin diğer zevatına geçirdim. kimininki bitmek üzere kimisi tam ortasında. hapşırık öksürük tıksırık o biçim. koroya uymaya çalışıyoruz elimizde kağıt mendillerle. ha, ha, haa... hapşuuuu!... (inşallah değerli karilerime de bulaşmaz buradan)

geçen haftanın ortasında evin bıyıklısı teşrif buyurdular. bildik yolcu manzaraları, kirliler, yerleşecekler falan filan. sosyeteye tez uyum sağlamış garibim. eve alışmaya çalışıyor halen. 

fürüzan'ın yedi öykü adlı kitabını okuyorum. damakta iz bırakıyor hakikaten. daha önce okumamıştım hiç, o kadar istememe rağmen. iyi bir kalemmiş gerçekten de.

ah şu çıkan cümle kitapların ahvalini öğrenmek gibi bir becerimiz olsa. hepsini hatmedecek zamanımız, paramız, sağlığımız olsa. accık eğildin miydi, ay boynum tutuldu, gözlerim kızarmaya, kanlanmaya başladı teraneleri geliyor ardı ardına. ama gene de okumanın lezzeti bambaşka.

ister işçi bayramı ister bahar bayramı olsun, bugün 1 mayıs sonuçta. yazın ucu gözüktü. umutlar tazeleniyor sanıyorum. sevdalar dal budak salıyor dört bir yana. göğeriyor kara dallar. ne diyeyim ki bundan gayri? esenlikler dilemekten başka...    

 

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

her telden çalacağım işte. ne çıkarsa... kimi gün yemek, kimi gün edebiyat, kimi gün hikayem yer alacak sayfamda
Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

laleninbahcesi
mitsuko
sureyyam
zeya
pnardnmz

<